AŞIKLI KÖYÜ FORUM SAYFASINA HOSGELDINIZ

iyi vakit gecirmeniz dilegiyle...
 
AnasayfaKapıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 İran / Ülkeler Tarihi

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 88
Yaş : 35
Kayıt tarihi : 31/05/08

MesajKonu: İran / Ülkeler Tarihi   Çarş. Haz. 04, 2008 5:15 am

İran / Ülkeler Tarihi


M.Ö. 3000 yıllarından beri İran biliniyordu.
Bilinen en eski imparatorluk Elamlıların M.Ö. 1100-600 yıllarında kurdukları
imparatorluktur. Elamlıların yerine Medlerin kurmuş oldukları imparatorluğu
Persli Keyhüsrev M.Ö. 550 yılında yıkmış ve Anadolu’nun büyük bir bölümü dahil
olmak üzere egemenliği altına almıştır. İskender komutasındaki Yunanlılar M.Ö.
330 yıllarında bütün İran topraklarını ele geçirdiler. Bundan sonra İran
topraklarında Parthların ve Sasanilerin egemenliği devam etmiştir.

Sasanilerin çöküşü İslam ordularının İran’ı ele geçirmeleriyle olmuştur.
Hazret-i Ömer devrinde İran üzerine birçok seferler düzenlenmiştir. Akın akın
İran içlerine giren İslam orduları, Âzerbaycan, Taberistan, Cürcan, Rey, Kumis,
Karvin, Zencan, Hemedan, İsfahan ve Horasan’ı fethettiler. Hazret-i Ömer’in
ölümünden sonra İran’da bazı karışıklıklar meydana geldi. Hazret-i Osman bunun
üzerine askeri birlik göndererek isyanları bastırdı ve elebaşılarını
cezalandırdı. Böylelikle İslam hakimiyeti, İran’da devamlı sağlanmış oldu.

Hicri sesekizinci asrın başında Safiyyüddin Erdebili hazretlerinin soyundan
gelenler İran’da Sünni bir tarikat kurdular. Onun adına nisbetle bu tarikata
Safeviyye adı verildi. Osmanlı sultanları, İslamiyete hizmet eden bu tarikat
mensuplarına pek çok ihsanlarda bulundular. Ancak Hoca Ali’den itibaren bu
yolun mensupları arasında Eshab-ı kiram düşmanlığı yayılmaya başladı.

Daha sonra tarikatın başına geçen Şeyh İbrahim, aşırı Şii görüşlerini
benimsedi. Bundan sonra tarikatin başına Şeyh Haydar geçti. Şeyh Haydar’ın
ölümünden sonra oğlu Şah İsmail taç giydi. Şah İsmail, velinimeti olan
Akkoyunlular Devletini yıkarak, İran’da Safevi Hanedanını kurdu. Bunun
zamanında Şiilik, devletin resmi dini oldu. Bu dönemde sülalenin en büyük
meselelerini Osmanlılarla savaşmak teşkil etti.

1514 yılında Çaldıran’da Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail’i ağır
bir hezimete uğrattı ve Tebrizi fethetti. Şah İsmail’in ölümünden sonra tahta
geçen oğlu Tahmasb zamanında İran bütünüyle Osmanlıların eline geçti.

Safevi Sülalesinin çöküşü Şah İkinciAbbas’ın hükümdar olduğu döneme rastlar.
Yıkılışın ilk belirtisi Kandehar’daki Afganlı Mir Veys’in 1709 yılında isyan
ederek başarı sağlaması oldu. Bundan sonra Afganlılar sık sık İran üzerine
askeri seferler düzenlediler. Fakat hiçbir zaman İran’a tamamen sahip
olamadılar. 1729’da Safeviler yeniden yönetimi ele geçirdiler. Fakat bu sefer
de Rus Çarı Deli Petro öteden beri gerekli ticaret yollarını açabilmek için
İran’a göz dikmiş durumdaydı.

Osmanlılar da İran’ın Rusların eline geçmemesi için İran üzerine bir sefer
düzenledi. Osmanlılarla Ruslar arasında bir savaş tehlikesi belirdi, ama
sanıldığı gibi olmayarak iki devlet anlaşarak, İran’ı aralarında pay ettiler.
Bu anlaşma uzun sürmedi. Tahmasb kuzeydoğu İran’da bir ordu toplamaya
çalışıyordu. Çar Petro, tahtın Safevi Sülalesine geçmesini uygun
karşılayacağını açıklamıştı. Ama bütün bunlar Safevi Sülalesinin tahtı ele geçirmesine
yetmedi.

Nadir Şah ile birlikte İran üzerinde Afşar soyunun egemenliği başlamaktadır.
Ancak bu da uzun sürmedi. Nadir Şah’ın öldürülmesinden sonra bir iktidar
boşluğu meydana gelmiş ve bundan sonra üç ayrı rakip taht için ortaya
çıkmıştır. Bunlar: Zendler, Afganlılar ve Kaçarlardır. Bunlardan Zendlerin
yönetimi 40 seneye varmayacak derecede kısa bir zaman diliminde oldu. Bundan
sonra ülke yönetimi 1925 yılına kadar Kaçarların elinde kaldı.

1925-1979 yılları arasındaki dönem ise Pehlevi sülalesinin İran tahtında
bulunduğu dönemdir. Pehlevi sülalesinin İran tahtında bulunduğu süre içinde
geçen en buhranlı dönem İkinci Dünya Savaşı yıllarıdır. 1938 yıllarından sonra
İran’da Alman tesiri şiddetli bir şekilde kendisini hissettirmeye başlamış, bunun
neticesinde İran’da pek çok Nazi-Almanyasının teknisyenlerinin bulunması, başta
İngiltere olmak üzere müttefik devletleri tedirgin etmiştir.

Bununla başlayan gerginlik, 1952 senesinde İran’ın İngiltere ile diplomatik
ilişkilerini kesmesine kadar ilerledi. İran başbakanlarından Musaddık’ın
yönetimin başında bulunduğu dönemlerde İran Komünist Partisi olan Tudeh’e büyük
tavizler vermesi ve bunları batıya karşı koz olarak kullanmaya çalışması,
memlekette huzursuzluklar meydana gelmesine sebep oldu. Bunun üzerine Şah,
Musaddık’ı başbakanlıktan azlederek yerine General Zahid’i tayin etti.

1963 yılında Şah “Beyaz Devrim” adı altında ülkede büyük çapta ekonomik ve
sosyal reformlar yapmıştır. Her geçen gün artan petrol gelirleri ve özellikle
ülke savunması için yapılan büyük harcamalar, İran’ı Ortadoğu’da özellikle
askeri bakımdan söz sahibi ülkeler arasına getirmeye başlamıştı. Bu zamanda
Fransa’da sürgünde bulunan İranlı Şii lider Humeyni, ülkede Şii inancının
hakimiyetinden istifade ederek, çoğunlukta olan Şiileri etrafında topladı.

İçten ve dıştan yapılan pek çok mücadeleler neticesinde Humeyni İran’a hakim
oldu. Şah ailesi İran’ı terketti ve memleket Şii inancı ile idare edilmeye
başlandı. 1979 yılında İran İslam Cumhuriyeti adını alan ülkede binlerce Şii
inancında olmayan İranlı, devlet aleyhtarlığı ile suçlanarak sorgusuz sualsiz
kurşuna dizildi.

Humeyni idaresindeki İran, Irak ile 22 Eylül 1980’de harbe başlamış ve bu
harpte yüzbinlerce İranlı ölmüştür. 20 Ağustos 1988’de Ateşkes ilanı ile savaş
durdu. Âyetullah Humeyni’nin 1989’da ölmesi üzerine aynı yılın Ağustos ayında
yerine cumhurbaşkanı Ali Hameney, Hameney’in yerine de meclis başkanı Haşimi
Rafsancani Cumhurbaşkanı seçildi.

Saddam Hüseyin’in Kuveyt’i işgal etmesi üzerine, İran’ın barış şartlarını eksiksiz
kabul ettiğini açıkladı. Böylece l980’da başlayan savaş 1990’da barış anlaşması
ile neticelendi ve iki ülke arasında diplomatik ilişki yeniden kuruldu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://asiklikoyu.tr.cc
 
İran / Ülkeler Tarihi
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» FIKRANIN TARİHÇESİ
» ortaköy tarihi

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
AŞIKLI KÖYÜ FORUM SAYFASINA HOSGELDINIZ :: KÜLTÜR-SANAT-EDEBİYAT-TARİH :: Cok Yonlu Tarih-
Buraya geçin: