AŞIKLI KÖYÜ FORUM SAYFASINA HOSGELDINIZ

iyi vakit gecirmeniz dilegiyle...
 
AnasayfaKapıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Türkmenistan / Ülkeler Tarihi

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 88
Yaş : 35
Kayıt tarihi : 31/05/08

MesajKonu: Türkmenistan / Ülkeler Tarihi   Çarş. Haz. 04, 2008 5:08 am

Türkmenistan / Ülkeler Tarihi


Türkmenler, altıncı yüzyıldan itibaren
Göktürklerin idaresinde toplanan Türk kabilelerinden bir kısmı gibi kendi
aralarında birlik kurarak Tula-Selenga ırmakları bölgesinde Dokuz-Oğuz
kağanlığını meydana getirdiler. Göktürk kağanlığının; Kutluğ tarafından 682'de
ikinci defa kurulmasından sonra Göktürkler hakimiyetlerini kabul etmeyen
Türkmenler üzerine yürüdüler. Tula Irmağı kıyısında yapılan savaşta Türkmenler
yenildiler. Fakat, Göktürklerin hakimiyetini kabul etmediler.

İlteriş Kağan, Türkmenler üzerine birçok sefer daha düzenledi ve Baz Kağanı
öldürdü. Türkmenlerin merkezi Ötüken ve çevresini ele geçirdi. Bu yenilgi
karşısında İlteriş Kağan'ın hakimiyetini kabul etmek mecburiyetinde kalan
Türkmenler, Göktürklerin Kırgız Seferine katıldılar. Daha sonra Göktürklere
isyan eden Türkmenler birçok savaşta mağlup olunca Çin taraflarına göç ettiler.

Bir müddet sonra yurtlarına döndüler. Uygurlara yardım ederek Göktürklerin
yıkılmasını sağladılar. Türkmenler, Uygur Devletinin dayandığı başlıca
boylardan biri oldu. Fakat zaman zaman Uygurlara karşı da isyan etmekten geri
durmadılar. Uygurların yıkılmasından sonra batıya göç ederek Sir Derya (Seyhun)
kıyılarına ve onun kuzeyindeki bozkırlara yerleştiler.

Türkmenler onuncu asırdan itibaren göçebe hayatı yanında yerleşik bir hayat
sürmeye de başladılar. Bu asrın başlarında Oğuzlar, Maveraünnehr çevresine
yerleşip Yabgu denilen hükümdarların idare ettiği bir devlet kurdular.
Türkmenlerin bu sırada başşehirleri Sir Derya kıyısındaki Yeni Kent idi. Yabgu
Devleti zamanında Türkmenler Üçok ve Bozok diye ikiye ayrıldılar.

Onuncu asrın sonlarında İslam dinini kabul ederek iyice güçlenen Türkmenler,
komşuları Peçenekler ve Hazarlarla savaşarak onları yendiler. İslam dinini
kabul eden ve Selçuklu hakimiyetine giren Türkmenler, Oğuz Yabgu Devleti
hükümdarının kendilerine kötülük yapacağından çekinerek, İslam diyarı olan
Horasan'a göç ettiler.

Maveraünnehr'de kalan diğer Türkmen boyları da Kıpçakların hücum ve baskıları
neticesinde dağıldılar ve Türkmen Devleti yıkılmış oldu. Yerlerinde kalan
Oğuzlar ise Karacuk Dağları bölgesinde, Mankışlak'ta ve Sir Derya Nehri
kıyılarında yerleştiler. Daha sonra Karahıtayların ve Karlukların baskısı
neticesinde Selçuklulara tabi oldular.

Türkmenlerin birçoğu Selçuklular devrinde yerleşik hayata geçtiler. On birinci
yüzyılın ikinci yarısından itibaren akın akın İran, Irak, Anadolu ve Suriye'ye
doğru yayıldılar. Gittikleri yerlerde doğruluğun, adaletin, ilmin ve
medeniyetin müdafiliğini yaptılar. İnsanlara hizmet etmek, ilmin ve medeniyetin
yayılmasını sağlamak için pek çok cami, medrese, kervansaray, hamam ve köprüler
yaptırdılar.

Mankışlak ve Sir Derya Nehri kıyılarında kalan Türkmenler o havalinin askeri
istila yolları üzerinde olmamasından, on yedinci asrın ortalarına kadar daha
rahat ve müstakil bir hayat yaşadılar. Fakat 1639 ve 1700 yıllarında, bilhassa
Kazaklara indirdikleri darbeyle Orta Asya'nın Rus istilasına açılmasına sebep
olan Moğol asıllı Kalmukların hücumlarına uğradılar.

Mankışlak bölgesinde yaşayan o devir Türkmen boylarının en büyüğü ve kuvvetlisi
olan Teke Türkmenleri Kopet Dağı bölgesine çekildiler. Orada diğer Türkmen
boylarıyla birleşerek kuvvetlendiler. Bu Türkmen boyları Türkmen-Özbek
işbirliğinin ayakta tuttuğu Hive Hanlığına vergiyle bağlandılar. İran'da
hakimiyeti eline geçiren Afşar Türkmen beylerinden Nadir Şahın Orta Asya
hanlıklarını işgal ettiği devrelerde de onun hakimiyetini kabul ettiler.

Nadir Şahtan sonra bir müddet İran ve Hive Hanlığının baskı ve hücumlarına
maruz kalan Türkmenler, 1835'ten itibaren Merv bölgesine doğru yayılmaya
başladılar. Daha sonra İran ve Hive Hanlıkları tekrar Türkmenlere saldırılara
başladılar. Türkmenler 1855'te Hive ordusunu ağır bir mağlubiyete uğratarak,
Hive Hanlığı saldırılarından kurtuldular. Ancak, Türkmenistan üzerinde hak
iddia eden İran saldırıları onları zor durumda bıraktı.

Barış isteyen Türkmenler karşısında, savaşı kazanacağından emin olan Hasan
Mirzan, 30.000 kişilik ordu 33 top ile Türkmen topraklarında ilerlemeye
başladı. Bu sırada Türkmenlerin başında bulunan Hurşid Han, diğer Türkmen
boylarından yardım istedi ve zaman kazanmak için Karakum Çölüne çekildi.
Kuvvetlerini bir araya toplayıp, ikmal yollarını kesen Hurşid Han, İran
ordusunu büyük bir mağlubiyete uğrattı. Böylece Türkmenler tam manasıyla
istiklallerini kazandılar. Halkının refahı için çalışan Hurşid Han, kurduğu
barajlar ve açtırdığı kanallarla Türkmen topraklarını münbit bir hale getirdi.

Ağır mağlubiyetin ardından bir müddet Türkmen topraklarına saldırmayan İran,
daha sonraki saldırılarda da başarı elde edemedi. Rusların Orta Asya'ya doğru
istilalarını hızlandırdıkları devirde, İranlıların yaptıkları hücumlar
Türkmenlere oldukça büyük zarar verdi.

Türkmenlerle Ruslar arasındaki ilk münasebet on dokuzuncu asrın ilk yarısında,
Rusların İranlılara karşı kazandıkları başarılar sonunda Hazar Denizindeki
Aşura'da bir üs kurmalarından sonra (1846) başlamıştır. Ruslar 1859'da Hazar'ın
doğu sahillerinde bir kale kurduktan sonra, Türkmenlere karşı askeri seferler
düzenleyerek, pek çok Türkmen yerleşme merkezini tahrip ettiler.

Osmanlı-Rus (1877/1878) savaşı üzerine Türkmenler üzerine gönderilen Rus
birlikleri Kafkasya'ya çekildi. Osmanlı ordusunun mağlubiyeti, Türkmenler
üzerinde çok kötü tesir yaptı. Bazı devlet ileri gelenleri Ruslara teslim
olmayı teklif ettiler. Yapılan toplantılar neticesinde Türkmen ileri gelenleri
kanlarının son damlasına kadar Ruslarla savaşma kararı aldılar. Ruslar
Türkmenistan'ı ele geçirmek için büyük harekat başlattılar. Birçok kaleyi ele
geçiren Rus birlikleri Göktepe'de ağır bir mağlubiyete uğradılar. Göktepe'deki
bu Türkmen başarısı Rusların o ana kadar Orta-Asya'daki yenilmezlik vasıflarını
yıktı.

Ruslar, 1881'de Göztepe'yi ele geçirmek üzere takviye birlik alarak
saldırdılar. Uzun süren savaşlar neticesinde Göktepe Rusların eline geçti. Rus
kumandanı Skobelev, yayınladığı bir bildiriyle, Türkmenlerden Rus çarının
hakimiyetini kabul etmelerini istemişse de bunun cevapsız kalması üzerine,
harekata devam ederek Aşkabad'a kadar olan Türkmen topraklarını işgal etti.
Ruslar, Aşkabad'dan sonraki ilerlemelerini İngilizlerin baskıları ile
durdurdular.

Türkmenistan'daki Rus idaresi ve sömürüsü işgal ettikleri diğer Türk
memleketlerinden farklı olmayıp, yalnız daha sıkı bir şekilde denetimleri
altında tutmak olmuştur. Toprakların verimli kısımları Türkmenlerin ellerinden
alındı. Yirminci asrın başlarında diğer Türk memleketlerinde olduğu gibi
Türkmenistan'da da fikri ve siyasi bir uyanış başladı. 1916'da Rus yönetimine
karşı başlayan ayaklanmaya Türkmenler etkili bir şekilde katıldılar.

1917 Rus Devrimini takip eden iç savaş neticesinde, savaşı kazanan bolşevikler,
bütün Türk illerindeki kurtuluş hareketlerini önledikten sonra Türkmenistan'daki
milli ayaklanmayı da bastırdılar. Aşkabad'ın temmuz 1919'da, Krosnovodsk'un da
Şubat 1920'de düşmesinin ardından bölgede Bolşevikler yönetimi ele geçirdi.

1924'e kadar Türkistan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ismiyle anılan
Türkistan, 1924'te yapılan idari değişiklikle Sovyetler Birliğini meydana
getiren 15 Cumhuriyetten biri haline getirildi. Sovyetler Birliğinde başlayan
reformlar, Türkmenistan'da da köklü değişikliklere sebep oldu. Ülke yeni bir
siyasi ve ekonomik döneme girdi. Türkmenistan, 22 Ekim1991'de bağımsızlığını
ilan etti. Aynı sene Bağımsız Devletler Topluluğuna katıldı
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://asiklikoyu.tr.cc
 
Türkmenistan / Ülkeler Tarihi
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» FIKRANIN TARİHÇESİ
» ortaköy tarihi

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
AŞIKLI KÖYÜ FORUM SAYFASINA HOSGELDINIZ :: KÜLTÜR-SANAT-EDEBİYAT-TARİH :: Cok Yonlu Tarih-
Buraya geçin: