AŞIKLI KÖYÜ FORUM SAYFASINA HOSGELDINIZ

iyi vakit gecirmeniz dilegiyle...
 
AnasayfaKapıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Karlofça Antlaşması

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 88
Yaş : 35
Kayıt tarihi : 31/05/08

MesajKonu: Karlofça Antlaşması   Çarş. Haz. 04, 2008 3:56 am

Karlofça Antlaşması


1683’te
Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın Viyana’yı kuşatması ile
başlayan ve 1699’a kadar önce üç, sonra dört devletle yapılan savaşlar
sonunda Almanya, Lehistan (Polonya), Venedik ve daha sonra Rusya ile
imzalanan barış antlaşması (Bkz. Viyana Kuşatmaları)
Osmanlı
ordusunun, Viyana önünden çekilmesi üzerine Avrupa devletlerinden
Avusturya, Lehistan, Venedik ve Malta, kutsal bir ittifak kurarak,
Osmanlıları Avrupa’dan atmak gayesiyle, her taraftan Osmanlı ülkesine
saldırdılar. Bu ittifaka daha sonra Rusya da katıldı. On altı yıl süren
bu harplerde Osmanlı orduları, dört cephede savaşmak mecburiyetinde
kaldı. 1695’te tahta çıkan Sultan İkinci Mustafa Han, kaybedilen
yerleri geri almak için Avusturya üzerine üç sefer düzenledi. İlk iki
seferde önemli başarılar kazandı ise de, üçüncü seferinde Zenta’da
Avusturya ordusunun âni hücumuna uğrayan Osmanlı Ordusu, ağır bir
yenilgiye uğradı.

1697 Zenta Bozgunu'ndan sonra sadrazamlığa
getirilen Amcazâde Hüseyin Paşa, tecrübeli ve iyi görüşlü bir vezir
olduğundan, bu şartlar altında dört cephede savaşa devam edip, elden
çıkan yerlerin geri alınmasının imkânsız olduğunu görmüş ve barış
yapılmasının şart olduğunu anlamıştı. Esasında, İngiliz ve Felemenk
elçileri de barış için gayret sarf ediyorlardı. Daha önce, gerek
Osmanlı Devleti ve gerekse Avusturya, uzun savaşa son verilmesi için
faaliyette bulunmuşlar, ancak sulh gerçekleşmemişti. Padişah Sultan
İkinci Mustafa Han, elden çıkan yerlerin hiç olmazsa bir kısmı geri
alınmadıkça, barışa yanaşmak istemiyordu. İngiliz ve Felemenk
sefirleriyle görüşerek sulh akdine lüzum gören Sadrâzam Amcazâde
Hüseyin Paşa, devletin on altı yıldan beri savaştığını, maddî manevî
pek büyük kayıplara uğradığını, Anadolu ve Rumeli’de asayişsizliklerin
ortaya çıktığını, şimdilik barış yapılarak düşman arasındaki ittifakın
bozulmasını beklemenin, devlet için daha faydalı olacağını anlatınca,
padişah da sulha taraftâr oldu.

Taraflar, anlaşmaya karar
verdikten sonra, antlaşmanın Tuna Irmağı kıyısında, Belgrad’a yakın
Karlofça kasabasında imzâlanması kararlaştırıldı.

Karlofça’daki
görüşmeler ve tartışmalar dört ay devam ederek otuz altı celse sürdü.
Sert ve çetin müzâkereler sonunda, sulh kararını imzâlamağa mezun
olmayan Rusya hâriç olmak üzere, üç devletle yirmi beşer sene müddetle
ayrı ayrı muâhede ve Rusya ile de üç esne üzerinde mütâreke imzâlandı.
Barış görüşmelerine arabulucu olarak katılan İngiliz ve Hollanda
hükümetleri, Osmanlı hükümetine konferanstan önce antlaşma esaslarını
kabataslak ortaya koyan bir protokol imzalatmayı başardılar, bu sebeple
Osmanlı birinci murahhası Râmî Mehmed Efendi'nin başarılı diplomatik
faaliyetlerine rağmen, Karlofça Antlaşması, Osmanlı Devleti için ağır
bir mağlubiyet oldu.

26 Ocak 1699’da Avusturya ile imzalanan
yirmi maddelik antlaşmaya göre; Bonat (Temeşvar) eyaleti bütün
sancakları ile Osmanlılarda kalıyor, Erdel de dahil olmak üzere
Macaristan’ın diğer yerleri, Avusturya’ya terk ediliyordu. Hırvatistan
taraflarında her iki devlet ellerindeki yerleri muhafaza ediyorlardı.
Bu tarafta Sava Nehri hudut kabul edildi. Tire ve Moroş nehirleri,
balık avı vesâire ihtiyaçlar ve nehir gemileriyle yapılacak nakliyat
için her iki tarafça serbest bırakıldı. Bu antlaşma ile Erdel
(Transilvanya), Osmanlı nüfuzundan çıkarak Avusturya’nın bir eyaleti
oldu.

Lehistan’la imzâlanan on bir maddelik antlaşmaya göre;
Osmanlı Devleti, Bucaş Muahedesi ile Lehlilerden aldığı Podolya eyaleti
ve Kamaniçe ile Ukrayna’yı geri veriyordu. Bundan başka, Osmanlı
hükümeti, Kırım Hanlığı'nın Lehistan’a taarruzunu önlemeği taahhüt
ettiği gibi, aynı zamanda Lehlilerin, Kırım hanlarına her sene vermekte
oldukları vergi de kaldırılıyordu.

Venedik Cumhuriyeti ile de on
altı maddelik bir antlaşma yapıldı. Bu antlaşmaya göre: Kuzey Mora’da
yarımadanın kapısı olan Korent şehri müstesna olmak üzere Mora
Yarımadasıyla Ayamavra Adası ve yanındaki Küçük Ada, Dalmaçya’da Knin,
Sin, Gabelas Zadvarya, Vorgaraç, Velika, Çeklot kaleleriyle, daha
güneyde Nove ve Rısen (Resne) kaleleri gibi, muharebe esnasında
Venedikliler tarafından alınmış olan yerler, ayrıca onlarda kalıyordu.
Venedikliler de İnebahtı Körfezinin kuzeyinde elde ettikleri bütün
şehir ve kasabaları geri veriyorlardı. İnebahtı liman ve kalesi de bu
suretle Osmanlılara iâde ediliyordu.

Azak Kalesini alarak
Karadeniz’e çıkmak isteyen Rus Çarı Deli Petro’nun bu emeline, Kerç
Boğazının Osmanlılar elinde olması ve bu sırada Osmanlılarla
Avusturyalılar arasında sulhun yapılması mani olmuştu. Bu sebeple Çar,
Karlofça’ya murahhas (temsilci) göndermiş, ancak murahhas sulha
yanaşmayarak, üç sene üzerine bir mütareke yapıp memleketine dönmüştü.
Ancak, Çar yalnız başına niyetini gerçekleştiremeyeceğini anladığından,
ertesi yıl İstanbul’a bir murahhas gönderdi. Reisülküttab Râmi Mehmed
Efendi ile Rus Murahhası Ukrayçov arasında yapılan görüşmelerden sonra
(on dört maddelik) antlaşma imzâlandı.

14 temmuz 1700’de Rusya
ile imzâlanan yine yirmi beş yıl süreli İstanbul Muahedesine göre; Azak
Kalesi ve etrafında ona tabi kale ve hisarlar ile, Koban taraflarından
önemli bir bölge Ruslara bırakıldı. Özi Suyu üzerindeki Doğan (Togay),
Gâzi Kerman, Şahin Kerman, Nusret Kerman hisarları yıkılmak üzere, o
havali Osmanlılara iâde olundu. Ayrıca Rusların daimî suretle
İstanbul’da kapı kethüdası ismiyle küçük elçi bulundurmaları ve bunun
diğer devletlerin daimî elçileriyle aynı hakka sahip olması kabul
edildi.

Karlofça Antlaşması, Osmanlılar aleyhine yapılmış en
ağır antlaşmadır. Bu antlaşmayla, Osmanlı Devletinin Orta Avrupa’ya
doğru gelişme hareketi kesinlikle durdurulmuş ve Osmanlı Devleti,
savunma durumuna düşürülmüştür.

1683 Viyana Bozgunu ile başlayan
on altı yıllık harp neticesinde, devletin asırlardan beri elde ettiği
yerler elden çıkmış, Macaristan, Erdel, Podolya, Ukrayna, Mora gibi
geniş bölgeler, Bosna ve havalisinden mühim yerler düşman eline
geçmiştir.

Karlofça Muahedesiyle neticelenen ve dört cephede ve
bilhassa Avusturya ve Venedik cephelerinde en kıymetli toprakların
terkini gerektiren bu savaşlar, Osmanlı ordusunun bundan böyle yeniden
tertip edilerek yeni usullere göre harp etmesini icap ettiriyordu.
Karlofça Muahedesi, Osmanlıların askerî kudretinin mühim surette zaafa
uğradığını meydana çıkarmış ve asırlarca süren, düşman üzerindeki Türk
kudret ve satvetini silmiştir.
Osmanlı Devleti, bu antlaşmanın
şartlarını bozmak için çok gayret gösterdi. 1711’de Rusya’yı, 1715’te
Venedik’i yenerek, Karlofça Antlaşması ile bu devletlere verdiği
toprakları geri aldı. Yalnız, bütün çabalarına rağmen Avusturya’ya
verdiklerini geri alamadı. Büyüyen Rus tehlikesine karşı Lehistan’ı
destekleme siyaseti güttüğünden, Karlofça ile Lehistan’a bıraktığı
yerleri geri almaya teşebbüs etmedi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://asiklikoyu.tr.cc
 
Karlofça Antlaşması
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
AŞIKLI KÖYÜ FORUM SAYFASINA HOSGELDINIZ :: KÜLTÜR-SANAT-EDEBİYAT-TARİH :: Cok Yonlu Tarih-
Buraya geçin: