AŞIKLI KÖYÜ FORUM SAYFASINA HOSGELDINIZ

iyi vakit gecirmeniz dilegiyle...
 
AnasayfaKapıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Lozan Antlaşması

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 88
Yaş : 35
Kayıt tarihi : 31/05/08

MesajKonu: Lozan Antlaşması   Çarş. Haz. 04, 2008 3:50 am

Lozan Antlaşması


Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin, milletlerarası planda resmen tanındığı antlaşma.
24
Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lausanne (Lozan) şehrinde, Türkiye
Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle İngiltere, Fransa, İtalya,
Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, Rusya,
Yugoslavya temsilcileri tarafından, Lozan Üniversitesi salonunda
imzalandı.

Osmanlı Devleti'ni yıkıp, topraklarının
paylaşılması için çıkartılan Birinci Dünya Savaşı (1914-1918) sonunda
başlatılan Türk İstiklâl Harbinden sonra, işgalci devletler ile 11 Ekim
1922 tarihinde Mudanya Mütarekesi (ateşkesi) imzalanmıştı. İşgalci
devletler ile kesin bir antlaşma yapılması için, Türkiye, 4 Ekim 1922
tarihindeki notasıyla, görüşmelerin İzmir’de başlatılmasını istedi.
İşgalci devletler, İzmir’de Yunan mezalim ve tahribatını görmezlikten
gelmek için, İsviçre’nin Lausanne şehrini tercih etti. Konferansın 13
Kasım 1922’de başlayacağını ilan edip, Türkiye’de iki hükümet olduğu
telakkisiyle, görüşmelere katılması için Ankara’daki Türkiye Büyük
Millet Meclisi ve İstanbul’daki Osmanlı Sultanı Altıncı Mehmed Hana
(Sultan Vahideddin Han) müracaat ettiler. TBMM, bu duruma son vermek
için, 1 Kasım 1922 günü çıkarılan iki maddelik bir kanunla, Saltanat ve
Osmanlı Hükümetinin, 16 Mart 1920’de İstanbul’un İtilâf devletlerince
resmen işgalinden itibaren kaldırıldığını kabul ve ilan etti. 600
yıldan fazla hükümran olan Osmanlı Hânedânına son verilerek, Lozan
Konferansına TBMM hükümeti, tek başına katıldı.

13 Kasım
1922’de başlayacağı ilan edilen konferans, 20 Kasım'da başlatıldı.
Lozan Konferansında TBMM’ni, Hâriciye Vekili (Dışişleri Bakanı) ve
Edirne Mebusu İsmet Paşa (İnönü) başmurahhaslığında, Sıhhiye Vekili
(Sağlık Bakanı) ve Sinop Mebusu Dr. Rıza Nur, Trabzon Mebusu Hasan Bey
(Saka) murahhaslar, yirmi dört müşavir, sekiz kâtip, bir mütercim,
gazeteciler ve askerlerden meydana gelen heyetle temsil etti. İngiltere
heyetini İstanbul fevkalâde komiseri Sir Horas Rumbolt ve Musul Petrol
İşletmesi Şirketinin idare heyeti başkanı Lord Curzon; Fransa adına
Şark Fevkalade Komiseri General Pelle; İtalya’yı İstanbul Fevkalade
Komiseri Marki Camille Garoni ve Sezar Montanya; Japonya’yı Roma
Büyükelçisi Baron Hayaşi, Baron Uçiyai; Yunanistan’ı Elefteryos K.
Venizelos ve Demeter Kaklamanos; Romanya’yı Konstantin Dimondy,
Konstantin Konseska; Sırp-Hırvat-Sloven Krallığını Dr. Milotin
Yuvanoviç; Bulgaristan’ı Bogdan Morfot, Dimitri Stanciof, M.Stambulhu,
M.Kinstantoderof; Rusya adına M.Çiçerin, M.Rekefski ve M. Medivani;
Portekiz’i M. M. Pereyre; Belçika’yı M. Beletzer ve Amerikan
müşahitlerinden M. Caylnd, M. Gru ve Amiral Bristol temsil edip,
katıldılar. Konferansa, ev sahibi olarak, İsviçre Cumhurbaşkanı Hab,
başkanlık yaptı. 21 Kasım 1922’de, konferansta görüşülecek meseleler
için komisyonlar kuruldu. Askerî ve Arazi Komisyonu Başkanlığına Lord
Curzon; Azınlıklar ve Yabancılar Komisyonu Başkanlığına Marki Garroni;
Malî ve İktisadî Komisyon Başkanlığına Fransa temsilcisi M. Barriere
seçildiler.

TBMM’nin Lozan Konferansındaki programı, 28 Ocak
1920 günü, son Osmanlı Mebuslar Meclisi'nin kabul ettiği Misak-ı Millî
(Millî And) hükümleriydi. Bu hükümler şunları ihtiva ediyordu: 1)
Musul, Kerkük ve Süleymaniye ile, 2) Batı Trakya’nın Anavatan’a
katılması; 3) Kapitülasyonların kaldırılması; 4) Azınlıklara üstün
haklar verilmemesi; 5) Boğazlar ile İstanbul’un emniyetinin sağlanıp,
bütünüyle hakimiyetimizde kalması.

Görüşmeler, ilk hafta
dostça geçti. İkinci hafta, devlet borçları, kapitülasyon, Musul
vilayeti ve İstanbul’un boşaltılması meselelerinde, anlaşmazlık çıktı.
TBMM heyetine, İngiltere Murahhası Lord Curzon ve Yunanistan Murahhası
Elefteriyos Venizelos, çok zorluk çıkardılar. 4 Şubat 1923 tarihinde
görüşmeler kesilerek, heyetler geri döndüler.

20 Kasım 1922 -
4 Şubat 1923 tarihleri arasında devam eden Birinci Lozan Konferansında,
30 Ocak 1923’te Türkiye ile Yunanistan arasında “Esirlerin
Değiştirilmesi” hakkında mukavele imzalandı.

Birinci Lozan
Konferansında; 1) Edirne’nin İstasyon Mahallesi Karaağaç, Yunanlılara
bırakıldı. 2) Karadeniz’den Akdeniz’e kadar Türkiye ile Bulgaristan ve
Yunan hudutları, askersiz hâle konuldu. 3) Türkiye-Irak hududunun
tespiti, Milletler Cemiyeti kararına bırakıldı. 4) Türkiye’ye verilen
İmroz (Gökçeada) ve Bozcaada ile, Yunanistan’da kalan Limni, Midilli,
Nikarkarya, Sakız, Sisam adalarının askersizleşmesi kararı verildi. 5)
Rodos ve Oniki Ada’nın İtalya’ya bırakılması kabul edildi. 6) İstanbul
ve Çanakkale boğazlarının iki yakasından on beşer kilometre
derinliğindeki bölgelerin askersiz olması; Trakya’daki 8000 kişilik
Türk jandarma sayısının 5000’e indirilmesi kararlaştırıldı. 7)
İstanbul’da 12.000 asker bulunduracak olan Türkiye’nin; Boğazlar
Komisyonuna başkanlık etmesi ve boğazlardan geçişin serbest bırakılması
kararlaştırıldı. Kapitülasyonların kaldırılmasına karar verildi. 9)
Azınlıklara verilen hakları, Türkiye’nin, Milletler Cemiyeti
kefaletinde tanıması kararlaştırıldı. 10) Borçlar meselesinde
Türkiye’nin, hissesine düşen onbeş milyon altın lirayı, otuz yedi yıl
içinde ödemesine karar verildi. 11) Yunanistan’dan hiçbir harp
tazminatı istenmemesi, karara bağlandı.

4 Şubat 1923’te
kesilen görüşmeler, İngiltere ve Fransa’daki asker ailelerinin
tesiriyle meydana gelen umumî efkârın (kamuoyunun) arzusu üzerine, TBMM
murahhasları Lozan’a davet edilerek, yeniden başlatıldı. 23 Nisan
1923’te başlayan ve 23 Temmuz’a kadar üç ay süren İkinci Lozan
Konferansında; TBMM murahhasları aynı kalmasına rağmen müşavir
heyetinde değişmeler oldu. İngiltere ve İtalya başmurahhasları değişip,
ABD de, bir murahhas gönderdi.

İkinci Lozan Konferansı; 1)
Arazî ve siyasî, 2) Malî ve yabancıların oturma hakları, 3) İktisadî
işlere ait olmak üzere, üç komisyon biçiminde çalışarak, maddelerin
görüşülmesini sıraya koydu. Uzun müzakereler ve arada yine görüşmelerin
kesilmesine yol açan, çetin münakaşalar oldu. İngiltere’nin ısrarıyla,
yine bir “Ermenistan kurulması” hususu öne sürülerek; Doğu Anadolu’da
veya Suriye hududunda (Adana ile Maraş ve Gaziantep’te) dünyanın
çeşitli yerlerine dağılıp yurtsuz kalan Ermeniler için “Yurt”
verilmesinde, Fransızlar da talepte bulundu. Türk karasularına yakın
ufak ve kayalık Meis Adasının Türkiye’ye ait olduğu ısrar edilmişse de,
İtalyanlar, burayı işgallerinde tutmakta diretmişlerdir. Bir de Tuna
Irmağı yatağındaki, 5000 Türk-İslâm nüfuslu Adakale, Romanya’nın ısrarı
üzerine onlara bırakıldı. TBMM'nin, ısrar edip, murahhaslara talimat
verdiği Yunanistan’dan tamirat adı ile harp tazminatı alınması isteği
de, şiddetle reddedilerek, “Yoksul Yunanlılar”ın bunu veremeyeceğine
karar alınmış, ancak Karaağaç İstasyonu Türkiye’ye geri verilmiştir.

Lozan
Antlaşması, Lozan Üniversitesi salonunda, 24 Temmuz 1923’te imzalandı.
Türkiye, İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya,
Bulgaristan, Portekiz, Belçika devletleri ve Boğazlara ait mukavelenâme
bölümünü Sovyet Rusya murahhası, İstanbul’da imza etmiş, bütün
müzakerelere katıldığı hâlde Yugoslavya heyeti, borçlar meselesinde,
ülkelerine düşen hisseye itiraz ettiğinden anlaşmayı imzalamamıştır.
Lozan Antlaşmasının TBMM’de görüşülüp, kabul edilmesi için partisiz
Birinci dönem Mebuslar Meclisi yerine, ikinci dönemde Halk Fırkasının
adayları seçilerek, 11 Ağustos'ta tek parti mensubu mebuslar Ankara’da
toplanarak, 21 Ağustos’ta antlaşmanın kabulü için çıkarılacak kanun
taslağının görüşmeleri başladı. Lozan Antlaşmasının tasdiki için
çıkarılacak kanun görüşülürken, mevcut 227 mebustan 213’ü kabul ve 14
mebus red oyu vermiştir. İtirazlarına sebep de, Mersin mebusu,
Türklerin Yüreğir boyu hânedânına mensup Niyazi Ramazanoğlu’nun,
İskenderun ile Antakya’yı, Halep ile Rakka’nın dışarıda bırakılarak,
yüz binlerce Türkmen’in Fransa boyunduruğunda bulundurulmasını tenkit
etmesi idi. Bursa mebuslarından Necati Bey de, Boğazlar ve Batı Trakya
meselelerinden şikâyetle itirazlarda bulundu. Eski Maarif vekillerinden
Vasıf Çınar, Tekirdağ mebusu Faik Öztrak, Şükrü Kaya, Yahya Kemal,
Hamdullah Suphi Beyler ve red oyu veren on dört milletvekili;
İstanbul’da Rum Patrikhanesi'nin imtiyazlı durumunu, gayrimüslimlere
vatandaşlığın da üstünde olan dokunulmaz haklar tanınmasını,
Yunanistan’dan hiç tazminat alınmayıp, Türkiye’ye ait Edirne-Karaağaç
İstasyon Mahallesiyle yetinilmesini tenkit ediyorlardı. Malatya mebusu
İsmet Paşa, 23 Ağustos 1923 günü sabah ve öğleden sonraki iki oturumda,
Lozan Antlaşması görüşmelerinde karşılaşılan büyük güçlükleri ve
getirdiği iyilikleri anlatan izahlarda bulundu. 23 Ağustos gecesi, geç
vakitte yapılan oylamada Lozan Antlaşması, TBMM tarafından ekseriyetle
kabul edildi. TBMM, söz konusu antlaşmayı, çıkarılan, 340, 341, 342,
343 numaralı kanunlarla tasdik etti. Bu antlaşma, 19 Ağustos 1924
tarihinde yürürlüğe girdi.

Yeni Türk Devleti temsilcileri,
Lozan’a giderken son Osmanlı Mebuslar Meclisinin aldığı Misak-ı Millî
kararlarını kabul ettirmek ve gerçekleştirmekle vazifeliydiler. Ancak,
bunlardan hemen hemen hiç biri Türkiye lehine halledilmediği gibi,
verilen tavizlerden de gereği gibi faydalanılamadı. Bunlardan önemli
olanları:

1. Musul meselesi: İngilizler, Musul’un arazisinden
ziyade petrollerine tâlip bulunuyorlardı. Ancak, İnönü’nün, öncelikle
toprağa hakim olması gerekirken, petrollerde ısrar etmesi,
İngiltere’nin reddine ve meselenin hallinin Milletler Cemiyetine
bırakılmasına yol açtı. Milletler Cemiyeti ise, Musul’u Irak’a teslim
ederken, Türkiye’ye Musul petrollerinden, yirmi beş sene müddetle ve
sadece yüzde on gibi cüz'i bir hisse verdi. Ancak Türkiye, ileriki
senelerde bu hisseyi de almaya muvaffak olamadı. Irak ise, başlangıçta
petrollerin gelirini İngiltere’ye bırakmakla birlikte, kısa bir süre
sonra, bu hakların tamamına el koydu.

2. Batı Trakya ve
Ekalliyetler (azınlıklar) Meselesi: Sevr Antlaşması ile, Türkiye
toprakları işgal altına alındığında, ilk önce istiklal mücadelesini
başlatan ve bir hükümet kurmağa muvaffak olan, Batı Trakya Türklüğü
idi. Ancak onların Yunan hakimiyetinden kurtulmak için giriştikleri
kanlı mücadele dikkate alınmadan, Batı Trakya, Lozan’da feda edildi. Bu
arada İstanbul’da yaşayan Rumlarla Batı Trakya’da yaşayan Türkler
dışında, Türkiye’deki bütün Rumlarla Yunanistan’daki bütün Türkler
değiştirilecekti. (Bkz. Ahali Mübadelesi) “Ekalliyetlerin himâyesi”
bölümünde yer alan bu haklardan, Yunanistan azami ölçüde istifade
ederken, Türklerin hiç işine yaramadı. Batı Trakya Türklüğü, unutulmaya
ve Yunanlıların insafına terk edildi. Neticede, aradan geçen 70 yıl
içerisinde, Batı Trakya’da Türkler, çoğunluktan azınlık durumuna
düşürüldüler.

3. Batum Meselesi: Misak-ı Millîye göre,
Batum’un geleceği, halkın oyuna müracaatla belirlenecekti. Batum,
Birinci Dünya Harbi sonunda imzalanan Brest-Litovsk Antlaşması'yla da
Anavatan’a kavuşmuştu. Ancak, Moskova Antlaşmasıyla cüz'i bir yardım
karşılığı Ruslara bırakılan Batum için, Lozan’da en küçük bir girişimde
dahi bulunulmadı.

4. Kıbrıs ve 12 Adalar meselesi: Ayastefanos
Antlaşması'nın ağır hükümlerini atlatabilmek maksadıyla, İkinci
Abdülhamid Han, vaktiyle, geçici olarak Kıbrıs’ın idaresini İngilizlere
bırakmıştı. Birinci Dünya Savaşının başlarında İngiltere, Kıbrıs’ı tek
taraflı olarak ilhak ettiğini bildirdi. Türkiye’nin tanımadığı bu ilhak
kararı, Lozan Konferansına kadar problem olarak kaldı. Lozan
Muahedesinin 20 ve 21. maddeleriyle, Türk murahhasları, bu ilhakı kabul
ve tasdik ettiler.

Yine Ege Denizindeki, Türkiye’ye yakın 12
adanın İtalyanlara terki de, aynı şekilde meydana geldi. Daha sonra
İkinci Dünya Harbinde Almanların işgaline uğrayan bu adalar, Türkiye’ye
teklif edilecek, fakat, o zaman Türkiye’nin başında bulunan İnönü
tarafından reddedildikten sonra, Yunanlıların hakimiyetine
verilecektir.

Neticede, Lozan'ın bir zafer olmadığı ve hezimet olduğu, her geçen gün daha iyi anlaşılmaktadır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://asiklikoyu.tr.cc
 
Lozan Antlaşması
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
AŞIKLI KÖYÜ FORUM SAYFASINA HOSGELDINIZ :: KÜLTÜR-SANAT-EDEBİYAT-TARİH :: Cok Yonlu Tarih-
Buraya geçin: